Modern toplum yaşantısında büyüklerimizin hak ettiği saygı ve sevgi mertebesini dijitalleşme ekseninde sıkışıp kalmış bireysellik alsa da, bizim kültürümüzde yaşlıların “ata” olarak görülmesi ve gözetilmesi devam etmektedir. Bu da milletimizin gelecek adına pekiştirdiği ümitlerin kaynağı konumundadır.

Yaşlılarımız, kültürümüzden benliğimize kadar geniş bir alanda geçmiş-gelecek bağlantısı kuran önemli bir köprüdür. Bu nedenledir ki bir diğer değişle “Pîr” adını alırlar. Tecrübe, yaşanmışlık, hayata bakış açısı gibi geleceğe yön veren kazanımları ile yaşlılarımız dün olduğu gibi bugün ve bundan sonra da ulusumuzun en kıymetli şahsiyetleri olmaya devam edeceklerdir. “Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasa idi, belâlar sel gibi üstünüze dökülecekti” Hadis-i şerifi ihtiyarlara olan hürmetin ne derece önemli olduğunu ve musibetlerin def’ine vesile olacağını ortaya koymaktadır. Covid-19 salgını sürecinde neredeyse tüm dünya yaşlılarını önemsemezken, ülkemizde ilk muhafaza edilenlerin yaşlılarımız olması bu bilincin tezahürüdür. Gerek devletimiz gerekse vatandaşlarımızın kendi imkanları ile yaşlılarımızın her türlü ihtiyacının görülmesi yüce bir kültürün, yüce bir dünya görüşünün ürünüdür.

Yalnızca bir gün değil, bizler için her gün önemli ve saygın olan tüm yaşlılarımızın 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nü kutluyor, kendilerine sağlıklı, neşeli ve uzun ömürler diliyorum.

 

Prof. Dr. Şükrü Beydemir

Rektör