Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültemiz, Tarım Eğitim-Öğretiminin 173. Yılı nedeniyle, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen’in konuşmacı olarak katıldığı ‘Meslek ve Ahlak’ konulu bir konferans düzenledi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinliğe; Bilecik Vali Yardımcıları Akın Yılmaz ve Burhan Sakallı, Rektör Vekili Prof. Dr. Harun Mindivan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hanife Mut, Üniversite Genel Sekreteri Prof. Dr. Cihan Darcan, Kültür ve Turizm İl Müdürü Mehmet Kocabıçak, Tarım ve Ormancılık İl Müdür Vekili Mustafa Demirbaş, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. 

 

Konferans öncesinde Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesine yeni katılan öğretim üyelerinin biniş giyme töreni gerçekleşti. Törende; Dr. Öğr. Üyesi Erdem Gülümser’e BŞEÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Cihan Darcan, Dr. Öğr. Üyesi Sinem Öztürk Erdem’e BŞEÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Harun Mindivan, Dr. Öğr. Üyesi Özge Doğanay Erbaş Köse’ye Bilecik Vali Yardımcısı Akın Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Tufan Can Ulu’ya Bilecik Vali Yardımcısı Burhan Terzioğlu ve Prof. Dr. Hanife Mut’a Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen binişlerini giydirdi. 

 

Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencileri Melek Nergis ve Çağrı Giray Uygun tarafından hazırlanan müzik dinletisiyle başlayan programın açılış konuşmasını Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Mut yaptı. Sözlerine, davetlerini kırmayarak konferansa katılan Prof. Dr. Sabri Gökmen’e teşekkür ederek başlayan Mut, Türkiye’de modern tarım eğitiminin tarihsel sürecinden bahsetti. Modern tarım eğitiminin Osmanlı İmparatorluğu döneminde, 10 Ocak 1846 yılında İstanbul Yeşilköy’de Ayamama Çiftliği’nde açılan Mekteb-i Zirai Şahane’de (Ziraat Mektebi) ile başladığını belirten Mut, Cumhuriyet Dönemi’nde ziraat eğitim-öğretiminin ise 30 Ekim 1933 yılında Ankara'da Yüksek Ziraat Enstitüsü’nün kurulmasıyla başladığını söyledi.

 

Bugün gelinen noktada Ziraat ve Ziraat ile ilgili Fakültelerin sayısının günümüzde 40’ı aştığını belirten Mut, Bu fakültelere her yıl 4500-5000 öğrencinin kayıt yaptırdığını ve fakültelerden 3500-4000 ziraat mühendisi mezun edildiğini ifade etti. “Tarım, her sabah soframızdaki bir dilim ekmek ve bir bardak süttür” diyen Prof. Mut, tarım sektörünün ülkemiz için sosyal ve ekonomik bakımdan en önemli sektörlerin başında geldiğinin altını çizdi. Dünyada ve ülkemizde hızla artan nüfusun beslenmesi için üretimin arttırılması şart olduğunu belirten Mut, bununla beraber kaliteli ve sağlıklı gıdaların üretiminin çok önemli olduğunu ifade etti. 

 

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Zeki Mut, 4 Ağustos 2012 tarihinde “Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi” adıyla kurulan, daha sonra 5 Haziran 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu Kararı ile ismi ‘Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi olarak değiştirilen fakültenin oldukça genç ve dinamik bir fakülte olduğunu söyledi. Fakültenin gelişmesi için büyük destek veren Rektör Prof. Dr. İbrahim Taş’a ve Üniversite Yönetimine şükranlarını sunan Mut, fakültesinde eğitim-öğretim ve bilimsel çalışmaların kaliteli ve günün koşullarına uygun olarak yürütülmesini sağlayan tüm akademik ve idari personele de teşekkür etti. 

 

Konferansın açılış töreninde kürsüye gelen Üniversite Rektör Vekili Prof. Dr. Harun Mindivan ise, konuşmasına ‘Köprü Kuran Adam’ şiirini okuyarak başladı. Kendilerinin, şiirde ifade edildiği üzere, öğrencileri yalnız meslek sahibi yapıp diploma verme amacında olmadıklarını belirten Mindivan, aynı zamanda ahlaklı nesiller yetiştirmek, milli şairimiz Akif ’in ifadesiyle hem marifetli hem faziletli insan birlikteliği için çalıştıklarını ifade etti. 

 

Konuşmasının sonunda, Çankaya Üniversitesi’nde görev yapan Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in sınavda kopya çekerken yakaladığı öğrencisi tarafından öldürülmesi olayını hatırlatan Mindivan, Şenel’in üç ay önce evlendiği eşi tarafından söylenen; “Benim genç arkadaşlarımdan tek bir istirhamım var. Bunu belki söylemek benim haddime düşmez ama, iyi bir hukukçu, iyi bir mühendis, iyi bir doktor değil iyi bir insan olmaya çalışın arkadaşlar. İnsanları sevin ve hiçbir zaman kötülüğe kötülükle cevap vermeyin” sözlerini hatırlattı ve güzel ahlaklı insanların yetiştirilmesi için ihtiyaç duyulan düzey ve şartların yerile getirilmesinin en büyük beklentileri olduğunu söyledi. 

 

Açılış konuşmalarının ardından kürsüye gelen Prof. Dr. Sabri Gökmen, salonu dolduran herkesin sonuna kadar dikkatle dinlediği bir konuşma gerçekleştirdi. Gökmen, hayatta en önemli şeyin sağlam bir karaktere sahibi olmak olduğunu söylediği konferansında, karakterli ve ahlaklı olmanın önemini farklı örneklerle gözler önüne serdi. İşini iyi yapmanın ve sorumluluk bilincine sahip olmanın öneminden bahseden Prof. Gökmen, İyi bir insan olmadıktan sonra kişinin aldığı eğitimin hiçbir önemi olmadığını ifade etti. Konuşmasında Hz. Muhammed’den (SAV) Hipokrat’a, eski Amerika Başkanı Roosevelt’ten Mevlana’ya, Martin Luther King’den, Hz. Ali’ye, ahlak üzerine söylenmiş güzel sözlerden alıntılar yapan Prof. Dr. Sabri Gökmen, konuşmasına Şeyh Gâlib’in “Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen” vasıta beyitli şiiri ile son verdi. 

 

Konferansın sonunda, Prof. Dr. Sabri Gökmen’e BŞEÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Harun Mindivan tarafından anı tabağı, Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Mut tarafından da plaket ve ‘Tüfek, Mikrop ve Çelik’ kitabı hediye edildi. Prof. Gökmen, kendisine hediye edilen kitabı konferansa katılan bir öğrenciye armağan etti. Hediye töreninin ardından söz alarak kürsüye gelen Bilecik Vali Vekili Akın Yılmaz, Prof. Dr. Sabri Gökmen’e konuşması nedeniyle teşekkür etti ve ahlaklı insan olmanın önemine ilişkin kısa bir konuşma yaptı.